17Eylül

Susuz Hayat Düşünebilir Misiniz?

Ortalama olarak gelişimini tamamlamış bir insanın vücut ağırlığının %77’si sudan oluştuğunu düşünürsek böyle bir ihtimalin imkansız olduğunu ve tüm canlılar için suyun eksik oluşu ya da yok oluşu tehdit edici hatta öldürücüdür.

Günlük hayatında hiçbir şey yemeden uzun bir süre yaşayan insan, su içmeden ancak birkaç gün yaşayabilir. İnsan vücudundaki su dengesi hayati önem taşımaktadır. Eğer gün içinde kaybedilen su tekrar geri alınmazsa vücut içindeki işlem mekanizmasında aksaklıklar oluşmaya başlar. İnsan vücudunun her bir organı özünde su barındırır ve günlük su ihtiyacının büyük çoğunluğunu yiyecek ve içeceklerden alır, birde vücut içindeki organik maddelerin yanmasıyla bir miktar su oluşur. Gün içinde alınan sıvının idrar, terleme ve solunum ve dışkı ile atılması sonucu sıvı kaybı yaşanır. Kayıp sonrası geri dönüşüm yapılmaz ve organizma içindeki su kaybı %10’u bulduğunda insan hayatı tehlikeye girmektedir. Vücut içinde su dengesini sağlamak için önce ciltten su çekilir ki buda erken yaşlanma ve kırışıklık nedenlerinden biridir. İlerleyen boyutta su eksikliği giderilmediğinde kandaki sıvının çekilmesi ile artan kan yoğunluğu insanı ölüme getirmektedir. Vücudun su eksikliğine verdiği tepki kuşkusuz susama tepkisidir. Susama insan vücudunun tehlikeye karşı verdiği bir nevi acil durum alarmıdır.

Yapılan araştırmalara göre uzmanlar,’acil durum alarmı verilmeden her yarım saatte yarım bardak su içilmesini tavsiye etmekte ve her susamanın bir geç kalınmışlık olduğunu’ belirtmektedirler. Bunlar sadece insanın biyolojik su ihtiyaçları iken eksikliğinde hayati tehlike alarmı veren insanın, günlük yaşamındaki suyun önemi de bir o kadar fazladır.

Yazar: Degnek

Kendisi, Değnek.com'un genel içerik üreticisi.

Degnek Blog

Gelen Aramalar:

 Yazının Etiketleri  

  1. Yorum yapılmammış.

  1. Geri bildirim yok.

Yorum yapın

*