Bilim, Kültür, Eğlence, Yaşam
07Eylül

Aşka Aşık Olmak

Aşk kimi zaman bir bağımlılık haline gelebilir, işte bu durum her ne kadar kabul etmeseniz de sizin için tehlike oluşturabilir. Aşkın bağımlılık seviyesine gelebileceğiniz ilk kez tanımlayan ve bu rahatsızlığı madde bağımlılığı ile karşılaştıran Amerikalı psikolog Suzan Peabody, sorunun kaynağında çocukken yaşanan sevgisizliğin ve yalnızlığın olduğunu söylüyor. Kopuk ve sevgisiz bir ailede büyüyen çocukların ileride bu tarz sorunları olabileceği gibi iş ileri boyutlara da taşınabilir.

Aşkta güç dengelerinin tutturulamaması sonucu kişi yaşamını sevgilisine göre düzenlemeye başlar. Onu görmemek ve onunla konuşmamak dayanılmazdır. Kişi bu noktada kendi hayatını hiçe sayıp bir başkasının hayatını yaşamaya başlar. Bağımlı bir aşığın sosyal hayatı tamamen bitmiştir, arkadaşlarla olan görüşmeler neredeyse hiç denecek kadar azalır, hayatta sadece sevgilisi vardır.  Çevresi onun için sadece sevgilisinden ibarettir. Eğer aşık olduğu kişi bu hastalıklı aşka karşılık vermezse depresyona girer.  Depresyon daha ileri boyutlara taşınmadan bu sorun ortadan kaldırılmalı ve kişi normal hayatına dönmelidir.

Aşk ve bağımlılık arasındaki en önemli fark, Onsuz da yaşarım ama onunla yaşamak istiyorum ve onsuz yaşayamam cümleleri arasındaki çizgide yatmaktadır. Yani eğer kişi birini sevdiğinde onsuz yaşamayacağını düşünüyorsa, ilişki bağımlılık haline dönüşmüş olabilir ki bu durum her iki tarafı da yormaya başlar, bir taraf memnunken diğer taraf kaçacak delik arayabilir. Bu yüzden ilişkiniz ne boyutta olursa olsun, dengeli davranmakta ve kendinize ait bir sosyal hayatınız olduğunu unutmamakta fayda var.

Yazar: Degnek

Kendisi, Değnek.com'un genel içerik üreticisi.

Degnek Blog
 Yazının Etiketleri  

  1. Yorum yapılmammış.

  1. Geri bildirim yok.

Yorum yapın

*